Bugün 21 Ocak 2026… 21 Ocak 2025’te, Bolu, Kartalkaya, Grand Kartal Otel’de yaşanan, ‘Kartalkaya Faciası’ olarak andığımız, büyük felaketin üzerinden tam bir yıl geçti. Acımız hala çok büyük, çok derin, çok taze ve hala dayanılmaz şekilde yüreğimizi yakmaya devam ediyor.
78 yurttaşımızın hayatını kaybettiği bu elim olay, sadece bir otel yangını olarak değil, denetim mekanizmalarındaki yapısal zafiyetlerin ve idari yetki karmaşasının acı bir sonucu olarak hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.
Faciadan kısa bir süre sonra Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi’ne (KAPDEM’e) ulaşan bir vatandaşımızın şu tespiti, yaşanan vahameti ve kamu vicdanındaki yarayı en yalın haliyle özetlemektedir: “Grand Kartal Otel’deki felaketin ve sorumsuzluğun boyutları bize sadece bir şeyi gösterdi: Türkiye’de ölmek çok kolay. Yaşamak isteyen tüm vatandaşlarıma selam olsun.”
Bu serzeniş, münferit bir vakaya değil, afet yönetiminden kamu güvenliğine kadar uzanan “yönetilememe” sorununa işaret etmektedir. İdare Hukuku’nun temel prensipleri açıktır: Yetki ve sorumluluk devredilemez bir bütündür. Ancak süreç boyunca gözlemlenen kurumlar arası yetki tartışmaları, kamusal sorumluluktan kaçınma refleksini gözler önüne sermiştir. Yangın felaketinden hemen üç gün sonra bir yazarımız KAPDEM’de ‘sorumsuz sorumlulara’ işaret etmişti.[1]
Geçtiğimiz yıl, bu elim facianın ardından bir vatandaşımızın Merkezimize gönderdiği mektup, aslında hepimizin ortak hissiyatına tercüman oluyordu. O satırları, bugün bir kez daha, bir hatırlatma ve temenni olarak paylaşıyoruz: “Ben sade bir vatandaş olarak düşünmeden edemiyorum. Son yıllarda güzelim memleketimizin üst üste yaşadığı sıkıntılar ve acılar eminim herkesi derinden yaralıyordur. Zor durumda kalsam, bir felaket ile karşı karşıya olsam bana yardıma gelecek bir elin varlığını hissetmek istiyorum. Grand Kartal Otel’de yaşananların bir daha olmayacağının garantisini kim verebilir? Normal ve huzurlu bir yaşam sürdürmekten başka bir isteğimiz yok. Sadece ülkemde, iyi ve hesap verebilir bir yönetim altında bir parça mutlulukla ve huzurla yaşayabilmek istiyorum.”[2]
Yurttaşlarımızın samimi çağrıları, aslında en temel hakkımız olan “yaşam hakkı”nın kutsallığını hatırlatmaktadır. ‘Şeffaf, doğru, hesap verebilir, adil yönetim’ talebini dile getirmektedir. Dileğimiz, benzer acıların bir daha yaşanmadığı, insanın ve insan hayatının her şeyin üstünde tutulduğu bir yönetim anlayışının hâkim olmasıdır.
KAPDEM olarak Kartalkaya yangınının 1. yılında hatırlatıyoruz: Kamu görevi, yalnızca yetki kullanmak değildir. Bu yetkinin doğurduğu sonuçların hukuki ve vicdani hesabını verebilmektir.
Bu vesileyle, yaşanan bu elim facia sonunda hayatını kaybeden 34’ü çocuk 78 yurttaşımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve bu acıyı paylaşan, vicdanını kaybetmemiş herkese sabırlar diliyoruz.
Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM)
KAYNAKÇA
[1] https://kapdem.org/yangin-facia-ve-sonrasi-sorumlu-sorumsuzlar/
[2] https://kapdem.org/turkiyede-ne-zaman-mutlu-olacagiz-kartalkaya-yanginiyla-yeniden-yuzlestigimiz-kamusal-sorumluluk-sorunsali/
